7 Ekim 2013 Pazartesi

Med-Cezir yakında final yapar!

med-cezir-dizisi

Sezon başladığından beri gözüme çarpan yeni dizilere şöyle bir göz gezdiriyorum. Med-Cezir daha başlamadan, "sezonun en bomba dizisi" şeklinde yapılan  reklamlarından etkilenerek bir iki bölümünü izledim, ama hayal kırıklığına uğradım diyebilirim! Fragmanı izleyin, sonra devam edelim yorumlara..




Med Cezir, Amerikan The O.C dizisinden uyarlama.. Bence biz bu uyarlama işinde hiç de başarılı değiliz, bazı şeyler o kadar gözüme batıyor ki benim..

Gelelim Med Cezir'in konusuna: 
Kenar mahallede babasız büyümüş, annesi pavyon şarkıcısı olan Yaman (Çağatay Ulusoy) abisinin aksine çok efendi bir çocuktur. Abisi yüzünden bir gün karakola düştüğünde kendisi de eskiden fakir olan, ama sonradan zenginleşen avukat Selim (Barış Falay) ile karşılaşır. Uzatmayalım, avukat Selim, bizim Yaman'ı şato gibi villasında himayesine alır. Önceleri güzel ve asil mimar karısı Ender(Mine Tugay- Öyle Bir Geçer Zaman Ki'nin Bahar'ı oluyor kendisi, çok beğeniyorum bu arada) bu işe karşı çıkar ama sonra kocasının isteğine boyun eğerek Yaman'ı eve alır... Olaylar da böyle başlar.. Evin zeki ama arkadaşları tarafından dışlanan sevimli çocuğu Mert (Taner Ölmez), Yaman'ı çok sever.. Yaman, yan köşk-villadaki Mira'ya (Serenay Sarıkaya) görür görmez aşık olur.. Mira'nın annesi Sude'nin (Şebnem Dönmez) gözü paradan başka bir şeyi görmez, kızını zengin çocuğu Orkun ile evlendirmek derdindedir. Bu arada yan komşu Sude'nin borsada sürekli para batıran kocası Faruk da Ender'in eski aşkıdır..

Senaryo, gördüğünüz gibi zengin bir muhitte geçen aşk, entrika, yalanlar, aldatmalar üzerine kurulu..
Gelelim dizinin beğendiğim ve beğenmediğim yönlerine.. Önce beğendiklerimi söyleyeyim:

Her şeyden önce Serenay Sarıkaya'yı başarılı buldum, kız rolün hakkını cidden veriyor ve ekranı dolduran bir güzelliği olduğu da yadsınamaz.. Öyle Bir Geçer Zaman Ki'nin Bahar'ı, yani bu dizinin Ender'i de olmuş.. O kadının yüz ifadesinde bile kalbi sevgi dolu bir insan var, role çok yakışmış.. Selim yani Barış Falay da fena değil.. Dekor da oldukça başarılı, şaşaalı zenginliği iyi yansıtmışlar.. 
Ama senaryo cidden "ben uyarlamayım" diye  sırıtıyor.. Örneğin, seyredince dizideki gençlerin üniversiteye henüz gitmediklerini anlıyoruz.. Mira konservatuara hazırlanıyor, Yaman burs sınavına girecek.. Ama hepsinin altında araba var.. Amerika'da ehliyet alma yaşı 16, bizde 18.. Eee bu dizide bu liseli veletler nasıl araba kullanıyor?
Madem dizideki gençler henüz liseli, o ağır makyajlar, o giysiler ne öyle kardeşim? Sanki hepsi her gün baloya gidiyor gibi.. Tamam bize acayip bir zenginliği gösteriyorlar da bu zenginler evlerinde bile ful makyajlı, yüksek topuklu ayakkabılarla mı dolaşıyorlar?
Şimdi dizide Mira, zengin komşu Orkun'la çıkıyor.. Annesi Sude onların ilişkilerini acayip yakından takip ediyor.. Kız daha 17 'sinde, bu anne kızını okutmak istemiyor mu yani, tek derdi bir an önce evlendirmek mi? Saçma ki ne saçma..
Yaman dersen ayrı bir alem.. İlk bölümde hoşuma gitmişti hali tavrı, sonra iki bölüm daha izleyince çocuğun o boş boş bakışlarından, sanki olgun adammış gibi tavırlarından açıkçası rahatsız olmaya başladım.. Dikkat edin, bu Yaman herkese ve her şeye aynı boş bakışlarla bakıyor.. Hoşlandığı Mira'ya da aynı bakışlar, saygı duyduğu Ender Hanım'a da aynı boş bakışlar.. Evet yakışıklı ama oyunculuk yeteneği hiç yok bana kalırsa.. Şimdi Çağatay Ulusoy hayranları bana kızacaktır muhtemelen ama oyunculuk başka şey, yakışıklılık başka şey! Bence bu çocuk gitsin mankenlik yapsın, oynayamıyor çünkü!
Senaryo saçmalığı açısından bakarsak da Yaman, sanki kenar mahallede belanın içinde büyümemiş gibi, sanki zerafet dersi almış gibi tavırlar içinde.. Ender Hanım'a "tamam efendim" demeler, kadınlara zarif yaklaşımlar.. Ağzından daha bir tane bile küfür çıkmadı! Hiç mi hiç inandırıcı değil ki kardeşim, kenar mahalle kültürü biraz bıçkın olmaktır, azıcık efelenmektir, azıcık sokak ağzıdır değil mi ama.
Ben de kendimi tutamıyorum, yazdıkça yazasım geliyor. Evin oğlu Mert'in şirinlik yapma numaralarının ne kadar yapmacık olduğunun altını çizmesem olmayacak yani..
Bir de bu Ender Hanım ile komşu Faruk Bey'in eski sevgili olma durumları var.. Her ikisinin de eşi bu durumu biliyor ve ufak tefek kıskançlıkları olsa da normal karşılıyorlar.. Yahu Türk erkeği böyle şeyleri hazmedebilir mi allasen? Bu dizi uyarlama olmasaydı bizim Selim bence bu Faruk'la yan yana evlerde asla oturmazdı!  Otursa bile karısının Faruk'la görüşmesine izin vermezdi, ya da böyle eski sevgili olma durumları çocukların önünde ulu orta konuşulmazdı öyle değil mi? Maşallah Selim Bey tam bir Amerikalı gibi davranıyor karısına..
Bir şey daha söyleyeceğim senaryo hakkında.. Anladığım  kadarıyla konunun kahramanları şehirden uzak Kemer Country gibi zengin bir sitede yaşıyorlar.. Hepsi de multi milyoner ama daha bir gün bile çıkıp İstanbul'un  zengin mekanlarına gitmediler nedense! Sitenin içindeki kulüpte yemek yiyorlar, sitenin bahçesinde eğleniyorlar, sitenin oralarda parti veriyorlar! Amma da a-sosyaller demeden de geçemiyorum..

Sonuç olarak hikaye cidden bayıcı bence.. Anladığım kadarıyla bu Yaman'ın başı beladan bir türlü kurtulamayacak, öyle izlemediğiniz bölümlerde de bir şey kaçırmamış olacaksınız.. Heyecan yok, sürükleyici değil, konusu bize uygun hiç değil.. 

Beni sonraki bölümünü izlemeyi düşünmüyorum açıkçası, dedim ya bence bu dizi yakında final yapar!

Sizlerin görüşlerini de merak ediyorum bana yazın, beraber tartışalım..

Bu günlük bu kadar, çaavvv! 









4 yorum:

  1. Dila hanım ı izlicem diye açıkcasi kanalı açik birakiyorum ara ara bakıyorum.Evet size biraz da olsa katiliyorum Yaman nedense çok monoton çocuk yorgun sürekli mıy mıy sokak çocugu dedigin bela yaratr baliklama atlar :)) ama duzelme umuduyla bakmayi kesmicem sevgilerm..:)

    YanıtlaSil
  2. Dila Hanım'ı hiç izlemedim, Yaman'a ise cidden gıcık oluyorum.. Sizin de dediğiniz gibi ne o öyle mıy mıy mıy :)

    YanıtlaSil
  3. Yanıtlar
    1. Size de günaydın, sabah sabah ne güzel bir sürpriz oldu bu:)

      Sil